
Neden eski banyo ısıtıcılarını yüksek IP derecesine sahip kızılötesi ısıtıcılarla değiştiriyoruz?
Eğer son zamanlarda yüksek kaliteli banyo tasarımlarına baktıysanız, o eski tarz “ışık-ısıtıcılarının” artık kullanılmadığını fark edeceksiniz. Artık işe yaramıyorlar. Bunun yerine herkes su geçirmez kızılötesi ısıtıcılara yöneliyor. Neden mi? Çünkü bu cihazlar, banyodaki buhar ve nemle başa çıkabiliyor; arızalanmıyorlar.
Farkı siz de hissedebilirsiniz…
Standart lambaların işlevi havayı ısıtmaktır. Ancak hava hareketli olduğu için, tüm oda ısınana kadar beklemek zorunda kalırsınız. Kızılötesi ısıtıcılar ise farklıdır. Havadan bağımsız olarak ısıyı doğrudan size, yani cildinize, zemine veya havlu askısına iletiyor. Anında etki eder. Anahtarı çevirdiğinizde hemen hissedersiniz. İşte bu yüzden modern banyo yenilemelerinde tercih ediliyorlar.
Islak alanlarla başa çıkma konusu…
Duş alırken buhar bir sorun değildir, ancak doğrudan su sıçraması durumu tehlikeli olabilir. İşte burada “IP derecesi” devreye giriyor. Aslında bu, ısıtıcının sıkıca kapalı olduğunu gösterir. Nemin elektrikli parçalardan uzak tutulması için sağlam contalar ve kapalı kutular kullanılır. Eğer bu kapaklar hasar görürse, cihaz çalışmayabilir veya daha kötüsü yanabilir.
Pratik yönleri…
Bu cihazlar çok küçük alan kapladığı için mükemmeldirler. Hantal konvektör ısıtıcılara kıyasla mevcut tavan yapılarına daha kolay yerleştirilebilirler. Ancak dikkatli olmak gerekir. Kızılötesi ısıtıcılar çok yoğun ısı üretir. Eğer ucuz PVC malzemelere veya zayıf plastiklere çok yakın yerleştirilirse erime sorunları ortaya çıkabilir. Montaj yapmadan önce mesafeleri mutlaka kontrol edin.
Bu cihazları dayanıklı şekilde üretiyoruz, ancak hiçbir şey sonsuza kadar dayanmaz. Beş veya on yıl sonra bu contalar aşınmaya başlayabilir; özellikle de aşındırıcı kimyasallarla temizlenirse. Arada bir cihazın contalarını kontrol edin ki her şey hala sıkı olsun. Bu sadece bir saniye sürer ve ileride büyük sorunlardan kaçınmanızı sağlar.